|
Bilgisayar Güvenliği
1. Giriş
Kitlesel iletişim araçlarının önemini daha
çok arttırdığı günümüz dünyasında bilgiye hızlı bir
şekilde ulaşmak gelişmiş toplumların temel
ihtiyaçlarından birisi olmuştur. Bu ihtiyaç sayesinde bu
toplumlarda 1980'li yıllardan itibaren bilgisayar ağları
konusunda önemli gelişmeler sağlanmıştır. Internet te,
bu çalışmalar neticesinde ortaya çıkan ve yaygın olarak
kullanılan bir bilgisayar ağıdır.
Bütün bilgileri hızlı bir şekilde elde etmek
için ilk önce kuruluşlar kendi yerel ağlarını kurmuş ve
daha geniş bir etkinlik alanına sahip olabilmek için
yerel ağlarını dünyaya entegre etmek ihtiyacını
hissetmişlerdir. NetWork teknolojisi de bununla birlikte
gelişmiş ve değişik protokollerin ortaya çıkması
kaçınılmaz olmuştur.
Internet sınırsız bir bilgi ortamı olmasına
rağmen yasalarla tam anlamıyla denetlenememektedir.
Kusursuz olmayan NetWork ağlarında güvenlik açıkları
bulunmaktadır. Bazı kullanıcılar bu güvenlik
açıklarından faydalanarak bazı sistemlere girip onlara
zarar verebilirler. Bu da NetWork ortamında güvenliği
sağlamak amacına yönelik yazılımların ve sistemlerin
ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
2. Güvenlik
2.1. İnternet Güvenliğine Bir Bakış
2.1.1. Genel Çerçeve
Firewall' lar güvenlik mekanizmalarının ilk
aşamalarıdır, ancak bilgilerimizin duyarlılığı arttıkça
bununla beraber şifreleme ve kullanıcı doğrulama
(authentication) tekniklerinden de yararlanmak
gerekmektedir.
Ağ yöneticileri için ağın güvenliği,
başkaları tarafından - özellikle dışarıdan ağa dahil
olacaklar tarafından- zarara uğratılmaması, her zaman
için en önemli, en zor ve en çok sıkıntı yaratan
konulardan biri olmuştur. Bir yolunu bulup ağa dahil
olmuş kişiler tarafından ağa zarar verilmesi, belki
bundan daha da önemli olmak üzere, gizli bilgilere
ulaşması, ağ yöneticileri için korkuların başında
gelmekte idi. Bu gün için ise durum daha da kötüdür.
Bahsetmiş olduğumuz korkular, internet kavramı bu kadar
yaygın değilken ve kuruluşlar bu ortama dahil olmak
konusunda bu kadar istekli değilken yaşanan korkulardı.
Oysa internet denilen ve çok güçlü olması gerekmeyen bir
bilgisayar ile basit bir programdan başka bir şey
istemeyen ortamın insanların kullanımına açılması, bunun
kuruluşlar tarafından da çok cazip bir ortam olarak
görülmesi, ağ yöneticileri için yeni kaygıların
başlangıcı olmuştur. Bu gün dünyanın hemen her
tarafındaki şirketler internete dahil olmak Web
sayfaları arasında kendilerine ait olanı da görmek
istemektedir. Bazıları ise şirket için bir intranet
kurulması isteniyorken bu ortamdan yararlanmak
istemektedir. Bu da tabi gizliliği yüksek olan
bilgilerin, genel kullanıma açık bir ağ ortamına
çıkarılması manasına gelmektedir ki ağ yöneticileri için
yeni zorlukların da başlangıcının işaretçileridir.
Tabi bu durumlar karşısında, ağ güvenliğini
sağlayacak ürünler devreye girmiş, bu konuda değişik
teknolojiler geliştirilmiştir. Bu çalışmalardan biri de
firewall' lardır. Yalnız maalesef bunlar da ağ
yöneticilerinin beklentilerini tam olarak
karşılayamamışlardır. Computer Security Institute
(Bilgisayar Güvenliği Enstitüsü)' ün açıklamalarına göre
internet üzerindeki şirketlerin beşte biri istenmeyen
dış müdahalelere uğramıştır. Bunların da üçte biri
kurulu bir firewall' a sahipti. Yani firewall' lar, ağ
yöneticilerinin beklediği güvenliği sağlayamamıştır.
Internet üzerinden dünyanın dört bir
tarafından erişilebilir hale gelmiş şirketler için böyle
tehlikeler söz konusu iken, bazı ağ yöneticileri bu
tehlikelerden habersizdir. Bu konuda çalışmalarda
bulunmuş bazı uzmanların belirttiğine göre, ağ
yöneticilerinin bir kısmı, internet ortamında veri
çalmanın ne kadar kolay olduğunu bilmemektedir ve
aslında gerçek tehlikeyi oluşturan da budur.
Güvenliği sağlama konusunda
yararlanılabilecek bir başka araç da 'Şifreleme' dir.
Pek çok firewall üreticisi, şifreleme araçlari ile
çalişmayi desteklemektedir. Yönlendirici (router)
üreticileri de bu konuda çalişmakta olup, şifrelenmiş
bilgileri yönlendirebilen routerlar da üretilmiştir.
Uygun bir güvenlik sistemi oluşturmak için,
aga ve iletilecek bilgilere ilişkin bazi unsurlarin göz
önüne alinmasi gerekmektedir. Karar verilmesi gereken
konulardan ilki, şifreleme işleminin nerede
yapilacagidir. Bazi çözümler uygulama seviyesinde bu işi
yapiyorken bazilari IP yigininda yapmaktadir. Uygulama
seviyesinde yapilan şifrelemede ag yöneticilerine
şifrelemeyi istedikleri şeyleri seçme şansi da
verilmektedir.
Cevaplanmasi gereken ikinci soru, verilerin
nasil şifrelenecegidir. Şu anda en çok kullanilan iki
yöntemden biri 56 bitlik şifreleme anahtari, digeri ise
128 bitlik şifreleme anahtari kullanmaktadir. Güvenlik
danişmanlarinin kanul edebildigi, yeterli olabilecek
minimum anahtar uzunlugu 56 bittir. Burada üzerinde
durulmasi gereken bir diger konu da, paketin nerelerinin
şifrelenmesinin yeterli olacagidir. Bazi ürünler, tüm
paketi, başlik kismi da dahil olmak üzere şifrelerler.
Digerleri ise sadece bilgi kismini şifrelerler.
Genel Çerçeve paragrafinda da belirtildigi
gibi, iyi bir güvenlik saglamak için kullanici dogrulama
(authentication) mekanizmasinin da kurulmasi
gerekmektedir. Bunun manasi, internet üzerinden birisi
ile baglanti kuruldugunda, irtibat halinde bulunulanin
kimliginin tam olarak belirlenmesidir. Bunun için
üreticiler degişik çalişmalarda bulunmaktadirlar.
Bu noktada, güvenlik konusu ile ilgili
yapilan çalişmalarda sikça karşilaşilan ve hala daha
yeterli düzeye gelinemeyen bir konudan bahsetmek gerekir
; Standart. Internet güvenligi ile ilgili pek çok
çalişma yapilmasina ragmen, bu alandaki hizli
gelişmeler, hala daha bir standardin oturtulamamasina
sebep olmuştur.
Günümüzde, internet ortamina açilma konusunda
hemen hemen tüm şirketler isteklidir. Her ne kadar bu ag
yöneticileri için çözümü çok zor sorunlari beraberinde
getirse de kaçinilmaz olarak bu yöne dogru hizli bir
yönlenme olmaktadir. Ancak bu demek degildir ki internet
ortaminda güvenlik saglanmiştir ve kuruluşlar ayni
mantik ve rahatlikta davranmaktadir. Bu konudaki
rahatlik derecesi dogal olarak yapilan işin ve bununla
da baglantili olarak taşinmasi gereken bilginin mahiyeti
ile ilgilidir. Örnegin bir banka için bilgilerini
internet ortaminda gezdirmek, şu an için çok akillica
bir işlem degildir. Internet ortamindan müşterilere
sunulan ev bankaciligi hizmetleri de, alt düzeylerde
kalmaktadir. Önemli verilerin aktarilmasi işlemi için
bankalar genellikle özel hatlari tercih etmektedirler.
Internet ortaminin sagladigi güvenlik ortamina
inançlari, şu an için bu bilgilerin bu ortama
aktarilmasi için yeterli olamamaktadir.
Bunun yaninda, bu konularda biraz daha rahat
davranabilen kuruluşlar da vardir. Bunlar belki biraz da
kendi geliştirdikleri güvenlik mekanizmasinin da
yardimiyla, internet ortamindan veri aktariminda
yararlanmaktadirlar. Bununla ilgili olarak söylenen,
kuruluşlarin ihtiyaçlari dogrultusunda, degişik
ürünlerin degişik modüllerinden yararlanmak suretiyle,
kabul edilebilir bir güvenligin saglanabilecegidir.
Fakat her şeye ragmen şu an için internet ortaminin
güvenligi konusu üzerinde daha çok düşünmek
gerekmektedir. Mevcut hali ile pek çok tehlikeye açik
durumdadir.
2.1.2. Şifreleme
2.1.2.a. Şifrelemenin Yeri
Daha önceden de degindigimiz gibi, şifreleme
konusunda karar verilmesi gereken bazi hususlar vardir.
Bunlardan ilki de, şifrelemenin nerede yapilacagidir. Bu
konuda iki alternatif mevcuttur. Bunlardan biri IP
yigininda şifreleme yapmak, digeri ise uygulama yazilimi
seviyesinde şifreleme yapmak. Şu anda piyasada mevcut
ürünlerin % 70' ten fazlası, IP yığınınında şifreleme
işlemini yapmaktadır. Bu yöntemdeki yaklaşım, kurulmuş
olan bir bağlantı üzerindeki bütün verilerin
şifrelenmesine dayanır. Güvenlik konusunda titiz
davrananlar için (örneğin bankalar) oldukça iyi bir
yaklaşımdır. Yerel ağdan dışarı giden herşey şifrelenir.
Böylece mümkün olan en üst düzeyde güvenlik sağlanmaya
çalışılır.
Bu yaklaşımın dezavantajı, fazla CPU zamanı
almasıdır. Şifrelemeye ilişkin işlemler, karmaşık
hesaplamaya dayalı işlemlerdir. Dolayısıyla, gelen ve
giden her şeyin şifrelenmesi, çok fazla CPU zamanı
alacaktır. Bu ağın transfer hızına da yansıyacak, birim
zamanda aktarılan veri miktarını düşürecektir.
Bu olumsuzlukları minimuma indirmek için
üreticiler değişik yollara başvurmuşlardır. Router' ın
veya ayrı bir cihaz olarak gerçeklenen şifreleyicinin
ayrı işlemcilere sahip olması bu yöntemlerden biridir.
Şifrelemenin yapılacağı yer konusundaki diğer
alternatifin uygulama seviyesindeki şifreleme olduğunu
söylemiştik. Bu yaklaşımın avantajı, ağ yöneticisinin,
neyin şifrelenip neyin şifrelenmeyeceğine karar
verebilmesidir. Böylece ağ yöneticisi, şifrelenmesine
ihtiyaç olmadığını düşündüğü şeylerle ilgili zaman
kaybının önüne geçebilecek, bu da CPU zamanını
kazanmamızı sağlayacaktır. Ancak böyle bir çalışma
düzeninde, veriyi alacak olan tarafın, nelerin
şifrelenip nelerin şifrelenmediğini bilmesi
gerekmektedir. Bu da, ilgili bazı parametrelerin uygun
değerlere getirilmesini gerekmektedir. Bu işlem de, ağ
yöneticisinin zamanını alacaktır.
2.1.2.b. Şifreleme Yöntemi
Ağ yöneticisi şifrelemenin nerede
yapılacağına karar verdikten sonra, düşünmesi gereken
ikinci şey, şifrelemenin nasıl yapılacağı, hangi
tekniğin kullanılacağıdır. Şu an için en iyi bilinen ve
en çok kullanılan yöntem Veri Şifreleme Standardı (Data
Encryption Standard - DAS)' dır. İlk olarak 1970' lerin
başlarinda geliştirilmiş, Amerika Birleşik Devletleri
tarafindan 1977' de son hali verilmiştir. Bu teknikte,
64 bitlik text bloklari 56 bitlik anahtarlar
kullanilarak şifrelenir. Bu bize trilyonlarca farkli
anahtar sunar. Dolayisiyla ilk bakişta çözülmesi
imkansiz bir şifre gibi gözükse de aslinda günümüzün
güçlü bir makinasi bunu çözebilir. Dolayisiyla yakin bir
gelecekte 56 bitlik şifrelemenin yetersiz kalacagini
söyleyebiliriz.
Bu yetersizlik karşisinda "üçlü DES" denilen
bir teknik geliştirilmiştir. Burada yapilan, yukarida
bahsedilen her bir blogun şifrelenmesinde üç ayri
anahtarin kullanilmasidir. Bu teknik günümüzde yavaş
yavaş kullanilmaya başlanmiştir. Degişik üreticiler, bu
teknigi kullanan ürünlerini piyasaya sumuşlardir.
Bunlara örnek olarak IBM' in Securenet Gateway 2.1
firewall' unu verebiliriz. NEC, NSC ve Western Datacom
da bu tekniği kullanan ürünler piyasaya sürmüşlerdir.
Şifreleme yöntemi olarak DES' ten başka
algoritmalar da piyasada bulunmakta ve kullanilmaktadir.
Bunlar; Checkpoint tarafindan üretilen FWZ1, IRE
tarafindan üretilen Atlas ve IBM tarafindan üretilen
Command Masking Data Facility (CMDF) dir. Bunlarin
tamami 40 bitlik algoritmalardir. Northern Telecom Ltd.
tarafindan geliştirilen CAST, 40 ila 64 bit araliginda
degişen uzunlukta anahtar kullanmaktadir.
2.1.2.c. Private Key Ve Public Key Kavramlari
Şifreleme mekanizmasi için karar verilmesi
gereken bir nokta da, private-key mi yoksa public-key mi
kullanilacagidir. (Aslinda public-key ile anlatilan bir
public-key ve bir private-key içerir. Karişikligi
önlemek ve yöntemleri bir birinden ayirmak için böyle
bir isimlendirme yapilmiştir.)
|